Alüminyum, dünyada en çok kullanılan metaller arasında yer alıyor. Yaklaşık 200 yıldır bilinen alüminyum, yerkabuğunun yüzde 8’ini içeriyor.
Alüminyum, yüzlerce ürünün hammaddesi olan çok kullanışlı bir element. En çok kullanılan üçüncü metal olan alüminyum, onlarca bileşik ve alaşımla endüstrinin vazgeçmeyeceği metaller arasında yer alıyor. Dünyanın birçok bölgesinde tonlarca rezervi bulunan alüminyum, kimyasal ve fiziksel özellikleri ile uzay teknolojisinden, ambalaj sektörüne kadar kullanılıyor.
Alüminyum, 200 yıldan daha uzun bir geçmişe sahip. Antik çağda alüminyum oksit killeri kumaşlarda ve ilk yardım uygulamalarında kullanılmış. 19. yüzyılda nadir bulunduğu için altın ve gümüşten daha değerli kabul edilmiş. Alüminyum tuzu olan şap, Sümerler, Eski Mısır ve Hititlerde tekstil boyaları ve dericilikte kullanılmış. Alüminyum mineralleri binlerce yıldır farklı amaçlarla kullanıldı. Ancak yaklaşık 150 yıldır metal formu biliniyor. Alüminyum mineralleri ısıtılınca metale dönüşmediği için keşfedilmesi kolay olmadı.
İngiliz kimyager Humpry Davy tarafından 1808 yılında şap kelimesinin İngilizce karşılığı olan “alum” kelimesinden türetilerek bu elemente “alüminyum” adı verilmiştir. Saf alüminyum ilk olarak Danimarkalı kimyager ve fizikçi Prof. Dr. Hans Christian Ørsted tarafından 1825 yılında elde edildi. Ørsted, alüminyum klorid ve potasyum amalgamından elde ettiği alüminyum amalgamını ısıtarak indirgenmiş basınç altında alüminyum metalini elde eden ilk bilim adamı oldu.